Kifai Cihad Fetvası'nın Yıl Dönümünde
Şeyh Ali Necefi, Dini Merceiyetin Irak'ın Güvenliğini ve İstikrarını Korumadaki Rolünü Vurguladı
17/6/2026
Necef-i Eşref – Büyük Dini Lider Ayetullah Uzma Şeyh Beşir Hüseyin Necefi'nin (Allah gölgesini daim etsin.) Temsilcisi ve merkezi ofis müdürü Şeyh Ali Necefi (Allah desteğini daim etsin.), Kifai Cihad Fetvası'nın çağdaş Irak tarihinde tarihi ve dönüm noktası niteliğinde bir aşama oluşturduğunu; bu fetvanın, ülkenin içinden geçtiği en tehlikeli süreçlerden birinde ülkeyi korumaya, birliğini sağlamaya ve güvenliği ile istikrarını muhafaza etmeye doğrudan katkı sağladığını belirtti.
Bu açıklamalar, Kifai Cihad Fetvası'nın yıl dönümü münasebetiyle gerçekleştirilen bir televizyon programında yapıldı. Şeyh Ali Necefi, bu fetvanın öneminin, yayınlandığı olağanüstü koşullarda ortaya çıktığını ifade etti. O dönemde Irak'ın varoluşsal zorluklarla karşı karşıya kaldığını, büyük tehlikelerle arasında sadece sayılı günlerin kaldığı çok kritik ve tehlikeli bir aşamadan geçtiğini ve herkesin o dönemin dayattığı zorlukların boyutu karşısında çaresiz kaldığını belirtti.
Şeyh Ali Necefi, fetvanın temel amacının Irak'ı tüm bileşenleri ve renkleriyle korumak, milli birliğini, güvenliğini ve istikrarını muhafaza etmek olduğunu vurguladı. Dini Merceiyetin krizi kapsayıcı bir milli sorumluluk ruhuyla ele aldığını, konuya hiçbir kesimsel veya mezhepsel perspektifle bakmadığını, temel gayesinin toprak ve halk olarak Irak'ı korumak olduğunu ve mesajının ülkenin birliğini, egemenliğini ve istikrarını koruma gerekliliği üzerinde açık ve net olduğunu ifade etti.
Şeyh Ali Necefi, Kifai Cihad Fetvası'nın modern Irak tarihinde büyük ve etkili sonuçlar doğurduğunu, ülkenin tarihi boyunca şahit olduğu büyük milli duruşlarla kıyaslanabilecek derin etkiler bıraktığını ekledi. Irak'ın bugün sahip olduğu güvenlik, birlik ve istikrarın, Dini Yüksek Merceiyetin ülkenin kader anında aldığı bu sorumlu ve hikmetli tutumun bir meyvesi olduğuna işaret etti.
Şeyh Ali Necefi, Dini Merceiyetin vizyonunun her zaman Irak'ın istikrarını sağlama, evlatlarının çıkarlarını koruma ve milli birliğini muhafaza etme gayretinden beslendiğini belirtti. Merceiyetin varlığının, toplumu yönlendirme, birliğini güçlendirme ve kazanımlarını koruma konusundaki milli ve ahlaki rolü nedeniyle ülke için bir güvenlik sübabı ve toplum için bir huzur ve istikrar unsuru olduğunu vurguladı.